Hac Umre, Diyanet Umre, Diyanet Onaylı Umre,

Hac Umre, Diyanet Umre, Diyanet Onaylı Umre,

Hac Umre, Diyanet Umre, Diyanet Onaylı Umre,

Hac Umre, Diyanet Umre, Diyanet Onaylı Umre,

Hac Umre, Diyanet Umre, Diyanet Onaylı Umre,
Diyanet İşleri Başkanlığı Onaylı Hac Fazilet Turizm-Allahım Affet
Diyanet İşleri Başkanlığı Onaylı Hac Fazilet Turizm Türsab Dijital Doğrulama
NUR DAĞI ( HİRA MAĞARASI )

Nur Dağı (Hira Mağarası)


Nur Dağı ( Hira Mağarası ) NUR DAĞI ( HİRA MAĞARASI )

Hira

Hira Mağarası'nı veya Hira Mağarası'nın bulunduğu Nur Dağı'nı ziyaret etmek, ibadetin bir parçası değildir. Ancak bir Müslüman, Mekke-i Mükerreme'de bulunduğu sürece Hz. Peygambere ilk vahyin geldiği Hira Mağarası'nın bulunduğu Nur Dağı'nı en azından uzaktan defalarca seyredecektir. Hira mağarası, Nur Dağı'nın zirvesinden 15 m. aşağıda dağın kuzeyine bakan tarafında yer almaktadır. İçerisinde bir kişinin kalabileceği kadar bir alan vardır. Mekke-i Mükerreme'ye bakan tarafında bir açıklık bulunmaktadır. Bu açıklıktan Kabe-i Muazzama görülebilir. Ancak bu gün çevredeki yapılaşma nedeniyle sadece Mescid-i Haram'ın minareleri görülebilmektedir.

Hz. Peygamberimiz (SAV), 35 yaşından itibaren burada inzivaya çekilmeye, orada günlerce kalarak tefekkür etmeye başlamıştır. İlk vahiyler olan Alak sûresinin ilk 5 ayeti böyle bir inziva esnasında burada inmiştir. Mutasavvıflar, Onun Nur Dağındaki itikafını, Hz. Musa'nın Tur Dağı'ndaki halvetiyle kıyaslarlar, inziva ve itikafın önemini vurgulamak için Hira tecrübesine işaret ederler. Hakikati arayış içerisinde olan Hz. Peygamber, cahiliyye'nin hüküm sürdüğü Mekke'nin hareketli hayatından uzaklaşıp, kendisini dinleyebilmek, kainat hakkında tefekkür edebilmek amacıyla geliyordu Hira'ya. Orada inen ilk vahiylerle hem kendisini, hem de Rabbini bulmuştu. Çünkü O, vahiyle, Kuran'la buluşmuştu. O günkü Mekke'ye nispetle çok daha fazla yoğun ve yorucu bir hayatın içinde olan günümüz insanı, Hz. Peygamber'in bu inzivasına benzer bir inziva tecrübesini belki de hiç yaşamamıştır. Sürdürdüğü o hızlı tempolu modern hayatında inziva ve tefekkür kavramları, belki de hiç yer almamıştır. Doğrusu ne kendini dinlemeye, ne hakikati tefekkür etmeye, ne de Allah'ın gönderdiği vahiyle, Kuran'la baş başa kalmaya yeterli zamanı olmuştur. Namaza ayırdığı kısa zaman dilimlerinden başka, belki de kafi derecede zaman ayıramamıştır kendini ve Rabbini tanımaya. Yaşadığı modernite, ister istemez sürekli uzaklaştırdı ve yabancılaştırdı onu Hira'nın armağanı Kuran'dan ve vahyin öğretilerinden. Birçokları için bu ve buna benzer gerçekleri düşünebilmesi için Mekke-i Mükerremeye geliş, bir fırsattır. Hira, bu acı gerçekle yüzleşmenin bir anlık da olsa düşünüldüğü, hatırlandığı yerdir. Hz. Peygamber'i vahiyle buluşturan Hira, ziyaretçiyi de buluşturmalıdır vahiyle, Allah'ın Kitabıyla. Hz. Muhammed'in hayatını değiştiren Hira'nın Kitabı, onun hayatını da değiştirmeli, ona da hayat vermelidir. Hira'yı anlamak, vahyi anlamaktır, Kuran'la yeniden buluşmaktır. Hira, hakikati arayan için inzivaya ve tefekküre olan ihtiyacı hatırlamaktır.

Kaynak: DİB

<< Umre Ziyaret Yerleri Sayfasına Geri Dön
Diyanet İşleri Başkanlığı Onaylı Hac Fazilet Turizm Mekke