Hac Umre, Diyanet Umre, Diyanet Onaylı Umre,

Hac Umre, Diyanet Umre, Diyanet Onaylı Umre,

Hac Umre, Diyanet Umre, Diyanet Onaylı Umre,

Hac Umre, Diyanet Umre, Diyanet Onaylı Umre,

Hac Umre, Diyanet Umre, Diyanet Onaylı Umre,
Diyanet İşleri Başkanlığı Onaylı Hac Fazilet Turizm-Allahım Affet
Diyanet İşleri Başkanlığı Onaylı Hac Fazilet Turizm Türsab Dijital Doğrulama
ARAFAT CEBELİ RAHME

Arafat Cebeli Rahme


Arafat Cebeli Rahme ARAFAT CEBELİ RAHME

Arafat

Yukarıda açıklandığı gibi umre ibadeti, Kabe'yi tavaf ve Safa-Merve arasında say ile gerçekleşir. Umrede ibadet olarak Arafat, Müzdelife ve Mina'da yapılacak herhangi bir iş ve davranış yoktur. Ancak umre ibadeti için Mekke-i Mükerreme'ye gelenler, Hac ibadetinin en önemli rüknü olan Arafat vakfesinin yapıldığı yeri ve Haccın vaciplerinden olan Müzdelife vakfesinin yapıldığı yer ile cemeratın icra edildiği Mina'yı ziyaret etmek isterler. İbadete ilişkin olarak buralarda yapılacaklar, hac ibadeti ile ilgilidir. Haccın en önemli rüknü olan Arafat vakfesi, Arafat'ta gerçekleştirilir. Hacda ayrıca Müzdelife vakfesi de vardır. Bunun yanında Mina'da yapılacak birtakım fiil ve davranışlar da yine hac ibadetine ilişkindir.

Kelime olarak Arafat, bilme, anlama, tanıma ve güzel koku gibi manalara gelen bir kökten gelmiştir. Dünyanın her tarafından gelen insanların bu yerde birbirleriyle görüşüp tanışmaları veya günahlarını itiraf ederek Allah'tan af dilemeleri, affedilmelerinden sonra günah kirlerinden temizlenip Allah katında güzel bir kokuya sahip olmaları sebebiyle Arafat'a bu adın verildiği ileri sürülmüştür. Hac esnasında Arafat'ta vakfe, bütün dünya müslümanlarını temsilen gelen heyetlerin oluşturduğu dünyada eşi benzeri görülmeyen bir zirvedir. Sadece Müslüman olan ülkelerden gelenlerin değil, diğer ülkelerde yaşayan müslümanların da katıldığı büyük bir ibadet toplantısıdır. Ancak bu büyük toplantının müslümanlar ve insanlık açısından çok büyük potansiyel faydaları vardır. Geçmişte olduğu gibi, dini, ilmi, içtimai ve de siyasi meselelerini konuşup çözüme kavuşturabilecekleri modern anlamda organizeli, düzenli, disiplinli bir kongre olamasa da, gönüllerin, ruhların uzlaşması vardır orada. Dilleri, ırkları, renkleri, kültürleri ve coğrafyaları farklı olmasına rağmen, inançları, duyguları, dertleri, dilekleri ve duaları aynı olan milyonların yürekleri ve yanık yakarışları vardır Arafat vakfesinde.

Arafat, insan türünün geçici yurdu Dünya ile ilk buluştuğu noktadır. İnsanlığın başladığı yerdir adeta. Hz. Peygamber (s.a.v)'in Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi mahiyetindeki Veda Hutbesini okuduğu yerdir. Bu kutsal mekanı ziyaret ederken kişi, kendini daha iyi tanımak, yolunu daha iyi tanımak, hayat yolculuğundaki yerini tanımak ve sonuçta Rabbini tanımak için neler yapabileceğini, bundan böyle nasıl bir yol izleyeceğini düşünmelidir. Çünkü insan olarak kendini, yeryüzündeki görevini ve sorumluluğunu doğru bir şekilde kavrayabilen kişiler yolunu şaşırmaz.

İnsan olarak kendimizi tanıyamazsak yolumuzu şaşırırız. Sonuçta hem kendimize hem de çevremize ve diğer yaratılmışlara karşı zararlı bir unsur haline geliriz. İnsanlık tarihinde en acımasız, en kirli, en kötü yönelişlere de tanık olmak mümkündür, en güzel, en erdemli yönelişlere de. Önemli olan bu yelpazede bizim yerimizin bugüne kadar neresi olduğunu keşfedip bundan sonra neresi olması gerektiğini belirleyebilmektir. Bunun için Arafat önemli bir fırsattır. Çünkü Arafat marifettir. Cebel-i Rahme, Arafat'ın doğu tarafında Hz. Peygamber (s.a.v)'in eteğinde Arafat vakfesini yaptığı tepeciktir. Allah Resûlü (s.a.v), Arafat vakfesini sırtını Rahmet dağına verip Kıbleye dönerek bu tepeciğin eteğinde yapmıştır. Bazı rivayetlerde burası, Adem (a.s) ile Havva validemizin Cennetten indikten sonra dünyada ilk defa buluştukları yer olarak anlatılmaktadır. Rahmet dağı, Arafat düzlüğündeki yegane tepeciktir. Dağın tam tepesinde dikdörtgen bir sütun bulunmaktadır. Bu sütunun dini bir niteliği yoktur. Bu tepeye tırmanmak da Sünnet değildir. Bu tepeciğin eteğinde yer alan ve Osmanlılardan kalmış bulunan eserler izale edilmiş, buradaki sebillerden kalan son çeşme de en son 2005 yılında kaldırılmıştır. Halen bu tepenin yanında Osmanlı döneminden kalma yıkık bir su deposunun kalıntıları ve diğer bazı kalıntılar bulunmaktadır.

<< Umre Ziyaret Yerleri Sayfasına Geri Dön
Diyanet İşleri Başkanlığı Onaylı Hac Fazilet Turizm Mekke